18 Şubat 2009 Çarşamba

haftasonu

anneannemi kaybettik, basimiz sagoldu...
cok yaslanmisti; martta 85 yasina basacakti.

3 gunumu antalyada gecirdim, esim dostum beni laylaydayım, gazdayim saniyordu; yastaydim kimse bilmiyordu..

anneannem 'tek tabanca', kendine has, hukumet gibi bir kadindi. cok kuvvetli bir karakterdi.

isin aci tarafi aklim basimdayken onun sadece 65 yasindan sonrasini gorebildim, anneanneydi iste; bizde pek cok emegi olan annemin annesiydi. kutumuzdan boyle bir anneanne cikmisti; cok da degistirmek mumkun gorunmuyordu...

Ama aslinda hic gormedigimiz yillar gecirmis, olaylar yasamisti. Basli basina bir hayati vardi. Keske sadece 'benim cocuk onun yasli' oldugu zamanlarda degil; ikimizin de olgun oldugu zamanlarda daha fazla vakit gecirebilseydik.

mesela babasindan gizli 1935i yillarda liseye giris sinavlarina giren, liseyi bitirip nazilliye dondugunde tak diye bankada i$e giren, 17 yasindayken babasindan daha fazla para kazanmaya baslayan ve tek ideali hakim olmak isteyen biri oldugunu gecen hafta ogrendim.. cok akilli oldugu icin ortabirden orta sona direk gectigini ise onceden duymustum.

cok farkli kadindi; oglunu ve esini ayni yil kaybeden ama asla hayata bagliligindan hicbirsey kaybetmeyen biriydi. Mesela o olumlerin yasandigi yil, her gun ayni saatte evden cikip, bir saat sonra eve dondugunu goren komsulari onu mezarliga gidiyor zannederken o, izmir basmane civarinda oldugunu hatirladigim meshur asmalar altindaki Mennan dondurmacisinda keskul uzeri karadutlu dondurma yiyip eve donen, herkesi sasirtacak kadar guclu ve hayata bagli olan bir kadindi..
kimselere benzemezdi iste

bi kahkaha atardi evin odalari cinlardi!

kendisi tek basina sinemaya gitmekten cekindigi icin bizi cocukken surekli sinemaya gotururdu.. biraderimi 12-13 yaslarindayken vahsi orkide filmine goturmesiyle meshurdur :)

hep cok buyuk meblaglarda bayram harcligi verirdi.. ve bize her geldiginde bir suru hediye getirirdi.

yataginda bacak bacak ustune atip bacaklarini sallayarak uzanir; topitop emerek radyo dinlerdi; ve dedem eskiden onu saclarini oksayarak uyuttugu icin bize yalvarir sac diplerini oksatirdi ve oglen uykusuna dalardi..

seker hastasi oldugu icin sekerini dusuren ilaclari fazla kacırdıgında, sekeri fazla dusmesin diye bilimum sekerli abur cuburlar yiyerek kan sekerine kafasina gore ayar verirdi.. bu sayede evimize koli koli cikolatali gofret, topitop, halley, damak cikolata, cocacola sokar sonra da bizi rusvet karsiligi bu abur cuburlarla beslerdi.. misal: 'elini yikarsan bir halley verecegim'.
tek derdi kereviz, ispanak, beyin yedirmek olan annemin yaninda evde bulunmaz bir hazineydi yani :)

super biriydi iste,
cok sansliyim..
beni de ona benzetiyorlar, bilmiyorum...

herneyse, buz gibi topraga verdik geldik kamuş'umuzu.. rahat uyusun..
Bu yasimdayken kendisine benzedigimi dusundugum anneannemi kaybetmek bana bir suru sey dusundurdu..
dagildim demek yersiz olur, ama dusunceliyim..

hayat devam ediyor..

cold lunch isimli filme gittim aksam !f'te. cok ama cok begendim.. farkli bir is olmus. eksikleri var belki ama bu hali de bana yetti simdilik.

boyle iste..
sevgiler,
fundakaya

5 yorum:

bahadır dedi ki...

20 sene geçirmişsiniz beraber...şanslı bir kuşaklar arası ilişki...başın sağolsun tekrar...

fundamental dedi ki...

evet kesinlikle :)

Mehmet N. CAN dedi ki...

Başın sağolsun Funda.
Yazını gülümseyerek okudum, anneanneni tanımak istedim :)

selcuk dedi ki...

Funda başın sağolsun... Çok renkli bir kadınmış anneannen.

abdullah alkan dedi ki...

başınız sağolsun..
herkes ölür herkes, ölecek ama sanki şu sıralar neden herkes ölüyor gibi..?