Godard'in bu son filmini herkes merakla bekliyordu, elbette biz de.
gittik gorduk.
cok karisik olan bu filmi super anladigimi iddia edemeyecegim, tek bildigim sinemadan cikinca boyle bi film yapildigi icin duydugum yogun gurur hissi ve bundan sonraki hayatimda serseri olmaya karar vermem. bunu da bir sigara yakarak kutladim hatta.
film 3 bolumden olusuyor. ilk bolumde bir gemide yolculuk yapan berbat turistlerin turlu turlu rezilligine tanik oluyoruz. casino, rahip, disko, yemek kuyruklari sahneler falan cok acikli gercekten. bu gemi bir cok limana ugruyor ve bu liman sehirlerini de 3. bolumde tarihteki anlam ve onemleriyle yine aniyoruz.
2. bolumu eksi sozlukculer genelde sevmemis ama benim nedense en sevdigim bolum oldu. burda da bi aile var, garip diyaloglar kuruyorlar, kararlarini bizlerden daha farkli aliyorlar. cocuklar kultur patlamasi yasamis, sanatsal bi melankoli ruh haline cok erken girmisler falan. bi de televizyoncular var, bunlarin gunluk hayatiyla ilgili cekimler yapmaya calisiyorlar. programi yapan kadin 'biseyler uretiyorum' hissinde ama fason.
neyse bu bolumu sevdim ben.
ozgurluk esitlik falan baya biseyler tartisti bu ailedekiler. anlayabilene askolsun tabi.
walla zor film. gidin izleyin diyemem. ama bi yandan da carpiyor iste. neye carpildigimi ise dile getirebilmem cok imkansizzz.
fundanizz
11 Ekim 2010 Pazartesi
8 Ekim 2010 Cuma
Insanlar ve Tanrilar
bugun havane bicimdi yaa!
bugun insanlar ve tanrilar- of gods and men- isimli guzel filmi izledik, ancak hava sartlari nedeniyle 2. filmimiz Hirsiz'i kacirdik malesef.
insanlar ve tanrilar guzel bi film olmus, tesekkur ederiz.
filmden cikarken bi teyzemiz 'filmi cok uzatmislar ama iyiydi' gibi bi yorumda bulundu. aslinda filmin ritmini anlatmak icin guzel bir ozet. agir, sakin, sinirli dialog uzerinden filmimize guzel bi giris yaptik zira.
konusu ve ismi ilk bakista aslinda biraz insani urkutebiliyor, yine antinkuntin bi filme geldik kesin, yok kesislerin hayati, yok tanrilar falan bin tane metafor izleme ve anlamlandiramama riski var. ancak butun bunlarin aksine gayet insani ve politik bi film izledik.
7 tane Hristiyan kesisimiz tum iyi niyetleriyle Musluman mahallesinde salyangoz satmaya niyetlenmisler. daha dogrusu savasin ortasinda kalmis musluman halkina iyi niyetleriyle ilac, moral motivasyon vermeye gelmisler. bir yandan da saf allah sevgisiyle hafiften siyirmislar, ayin ustune ayin, dua ustune dua, binbir seremoni ve dunyevi zevklerden arinmis mutevazi hayatlariyla canlarini ortaya koymus yardim etmeye calisiyorlar. ancak hristiyan olmalari nedeniyle pek cok politik krize gebe bir noktadalar ve aslinda bir tahrik sebebi de olusturuyorlar.
bu kesislerimizin psikolojilerini, koyu terketme karari vermelerindeki gelgitlerini, politik ortami, askerleri, gerillayi, savasi ve halki oldukca guzel ozetleyen bir film olmus.
biraz kesislerin ayinleri seyretmek beni sahsen baysa da insani ve politik boyutu guzel harmanlanmis bu filmimizi sevdim.
filmekimi organizasyonunda da iki bok atmadan gecemeyecegim.
yerimiz berbatttiii!! ilk gun sabah 11de bilet almamiza ragmen ekranin sol kosesini merdivenler kesiyordu. olacak sey degil.
salon full'du.
ve butun filmekimi biletleri her seansta tukenmis, buna da inanamadim. islak paltolarimiz kucagimizda sikis-tepis izledik filmi.
fenalik.
yapacak bisek yok
peki ask var mi?
var
operim
funda
bugun insanlar ve tanrilar- of gods and men- isimli guzel filmi izledik, ancak hava sartlari nedeniyle 2. filmimiz Hirsiz'i kacirdik malesef.
insanlar ve tanrilar guzel bi film olmus, tesekkur ederiz.
filmden cikarken bi teyzemiz 'filmi cok uzatmislar ama iyiydi' gibi bi yorumda bulundu. aslinda filmin ritmini anlatmak icin guzel bir ozet. agir, sakin, sinirli dialog uzerinden filmimize guzel bi giris yaptik zira.
konusu ve ismi ilk bakista aslinda biraz insani urkutebiliyor, yine antinkuntin bi filme geldik kesin, yok kesislerin hayati, yok tanrilar falan bin tane metafor izleme ve anlamlandiramama riski var. ancak butun bunlarin aksine gayet insani ve politik bi film izledik.
7 tane Hristiyan kesisimiz tum iyi niyetleriyle Musluman mahallesinde salyangoz satmaya niyetlenmisler. daha dogrusu savasin ortasinda kalmis musluman halkina iyi niyetleriyle ilac, moral motivasyon vermeye gelmisler. bir yandan da saf allah sevgisiyle hafiften siyirmislar, ayin ustune ayin, dua ustune dua, binbir seremoni ve dunyevi zevklerden arinmis mutevazi hayatlariyla canlarini ortaya koymus yardim etmeye calisiyorlar. ancak hristiyan olmalari nedeniyle pek cok politik krize gebe bir noktadalar ve aslinda bir tahrik sebebi de olusturuyorlar.
bu kesislerimizin psikolojilerini, koyu terketme karari vermelerindeki gelgitlerini, politik ortami, askerleri, gerillayi, savasi ve halki oldukca guzel ozetleyen bir film olmus.
biraz kesislerin ayinleri seyretmek beni sahsen baysa da insani ve politik boyutu guzel harmanlanmis bu filmimizi sevdim.
filmekimi organizasyonunda da iki bok atmadan gecemeyecegim.
yerimiz berbatttiii!! ilk gun sabah 11de bilet almamiza ragmen ekranin sol kosesini merdivenler kesiyordu. olacak sey degil.
salon full'du.
ve butun filmekimi biletleri her seansta tukenmis, buna da inanamadim. islak paltolarimiz kucagimizda sikis-tepis izledik filmi.
fenalik.
yapacak bisek yok
peki ask var mi?
var
operim
funda
27 Eylül 2010 Pazartesi
24 Eylül 2010 Cuma
saygilarla..
sevgi dolu bir dünyam var, dört yanımda tüm insanlar
dünya malı neye yarar, dostluklarla yaşıyorum
şiirlerde romanlarda
gelmiş geçmiş zamanlarda
tamburlarda kemanlarda şarkılarla yaşıyorum
sevgilerden nakışlarla, mutlu mutsuz bakışlarla
kalpten kalbe akışlarla, alkışlarla yaşıyorum
ben de sevdim bir zamanlar içimde bin hatıra var
herkes hayatını yaşar anılarla yaşıyorum
ne köşklerde ne sarayda
ne dünyada ne de ayda
benim yerim çok uzakta dualarla yaşıyorum
şarkılara duygu seren çilelere göğüs geren
dertli gönüllere giren işte benim zeki müren
kimsesizlerin kimsesiziyim kimsesizim
yalnızların yalnızıyım yalnızım
dertlilerin dertlisiyim dertliyim
aşıkların aşkıyım aşıkım
ismim mesut göbek adım bahtiyar
yıllarca hep böyle bildiniz siz
mesut bahtiyardan şarkılar dinlediniz
dünya malı neye yarar, dostluklarla yaşıyorum
şiirlerde romanlarda
gelmiş geçmiş zamanlarda
tamburlarda kemanlarda şarkılarla yaşıyorum
sevgilerden nakışlarla, mutlu mutsuz bakışlarla
kalpten kalbe akışlarla, alkışlarla yaşıyorum
ben de sevdim bir zamanlar içimde bin hatıra var
herkes hayatını yaşar anılarla yaşıyorum
ne köşklerde ne sarayda
ne dünyada ne de ayda
benim yerim çok uzakta dualarla yaşıyorum
şarkılara duygu seren çilelere göğüs geren
dertli gönüllere giren işte benim zeki müren
kimsesizlerin kimsesiziyim kimsesizim
yalnızların yalnızıyım yalnızım
dertlilerin dertlisiyim dertliyim
aşıkların aşkıyım aşıkım
ismim mesut göbek adım bahtiyar
yıllarca hep böyle bildiniz siz
mesut bahtiyardan şarkılar dinlediniz
17 Eylül 2010 Cuma
7 Eylül 2010 Salı
babalar, babuslar, gencler, moruklar, bayanlar, baylar, yavrularim;
u2 konserine gittik, livaneli'yle 'yigidim aslanim buuurda yatiiyorrr' diye bagirmadik da demeyiz artik.
bu hayatta bu gozler bunu da gorecekmis.
nefis konserdi, konserden cok muazzam bir sovdu diyelim.
fezaya o kadar cok isikli animasyonlar gonderdik ki zuzaylilar stadimiza inecek diye dusunmedik degil wallai.
ama gelmesi gitmesi trafigi yagmuru b.ku pusuru 6 saatimizi yedi walla, yorulduk.
saygilarimla,
funda.
u2 konserine gittik, livaneli'yle 'yigidim aslanim buuurda yatiiyorrr' diye bagirmadik da demeyiz artik.
bu hayatta bu gozler bunu da gorecekmis.
nefis konserdi, konserden cok muazzam bir sovdu diyelim.
fezaya o kadar cok isikli animasyonlar gonderdik ki zuzaylilar stadimiza inecek diye dusunmedik degil wallai.
ama gelmesi gitmesi trafigi yagmuru b.ku pusuru 6 saatimizi yedi walla, yorulduk.
saygilarimla,
funda.
30 Ağustos 2010 Pazartesi
gencler
yarin yollardayizz..
once gelibolu'ya kisacik da olsa ugramaca, Deniz hanimi babasina kavusturmaca, sonra ordan hoop Bozcaada!
cok heyecanliyim
temmuz sonlari gibi bu sicaklarda tatil yapamiyorum diye baya bir pislesmistim zira.
onun disinda hersey super.
nefis bi hayatim var diyebilirizz..
e hadi madem
fundalarr..
yarin yollardayizz..
once gelibolu'ya kisacik da olsa ugramaca, Deniz hanimi babasina kavusturmaca, sonra ordan hoop Bozcaada!
cok heyecanliyim
temmuz sonlari gibi bu sicaklarda tatil yapamiyorum diye baya bir pislesmistim zira.
onun disinda hersey super.
nefis bi hayatim var diyebilirizz..
e hadi madem
fundalarr..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)